şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Kasım 2010 Pazartesi

Susmalar Alfabesi


SUSMASALI

S

susmalar alfabesi
paslı diller, körelmiş im/lâ/l
geçmiyor iplikler çoğalan geceyi

hançer(eler)in keskin yeşilinde
düğümlenen zılgıt, o süreğen dal
üreyen fısıltısı mayının
-sıyrılıyor kınından kin: tısss!

hangi ak(k)or bu kontrbasın
yükselip alçalan sesinde

U

hadi daya başını omzuma
en asisi nehirlerin, son oğulu
safranlar sarısı balın
u/yuyayım çatalında kollarının
birlikte u/yanalım: andante

kurtlara ula beni
ulusun içimde bin kurt

S

her dilin alfabesi
ayrı kurur saçlarını
taraçalarında tarihin
-etçil obur meşime-

susssssss-
ma
yı/kan sorularını
yıka suyumla

~*~|

Perihan BAYKAL
Berfin Bahar, Mart 2008

21 Ekim 2010 Perşembe

Ateş Böceği


ATEŞ BÖCEĞİ

1.

yâ kebikeç!
sıyrılır yalanın ve yılanın kavı kavi
er ya da geç!
su ve söz
bulur adresini

gül dikeniyle sınar, gelincik sabrıyla
bir dilsiz diber ki, soylu
sözün bittiği yerlerde çıkagelir hep
ya da ah, yetmediği!

sustuğu kadardır bazen insan

2.

bu acıyı yeni koydum sol yanıma
tadı yeni, dili yeni, eşki yeni
yenik bir gülün kapanışı içine kendi
kendine batan yürek dikeni

şair kalbi! tanrı sırçadan mı yarattı seni?
nasıl dünyayı ol sühan'dan
gülü suyun nârı, efsunu peri!

pan ülkesinin çocuğudur ki o
kalbi büyüktür avuçlarından
ne bilir ah, kan tüten hançeri

yanıldığı kadardır bazen insan

3.

soyun teninden! eğnin göğnüsün
âteş kim pervâne o, pervâne kim o âteş
aşk! senin en güzel yüzün

yandığı kadardır bazen insan

4.

geceydi...
karanlığa ateş etti bir el
bir ateş böceği
kan revan!

Perihan BAYKAL
Kıyı, Kasım Aralık 2009, Sayı: 211


Ateş Böceği


ATEŞ BÖCEĞİ

~*~

1.

yâ kebikeç!
sıyrılır yalanın ve yılanın kavı kavi
er ya da geç!
su ve söz
bulur adresini

gül dikeniyle sınar, gelincik sabrıyla
bir dilsiz dilber ki, soylu
sözün bittiği yerlerde çıkagelir hep
ya da ah, yetmediği!

sustuğu kadardır bazen insan!

2.

bu acıyı yeni koydum sol yanıma
tadı yeni, dili yeni, eşki yeni
yenik bir gülün kapanışı içine kendi
kendine batan yürek dikeni

şair kalbi! tanrı sırçadan mı yarattı seni?
nasıl dünyayı ol sühan'dan
gülü suyun nârı, efsunu peri!

pan ülkesinin çocuğudur ki o
kalbi büyüktür avuçlarından
ne bilir ah, kan tüten hançeri

yanıldığı kadardır bazen insan

3.

soyun teninden! eğnin göğnüsün
âteş kim pervâne o, pervâne kim o âteş
aşk! senin en güzel yüzün

yandığı kadardır bazen insan

4.

geceydi...
karanlığa ateş etti bir el
bir ateş böceği
kan revan!
~*~
Perihan BAYKAL
Kıyı, Kasım Aralık 2009, Sayı: 211

16 Ekim 2010 Cumartesi

Kâf'i ; Hiç ; Hep


ÜÇ KISA ŞİİR

Kâf’i

“ben bu göğün kuşu değilim!” dedi
yaktı kendini Anka

o’ydu tuz
oyuldu içim
kere otuz!

su! su! su!
inledi çölüm

sana susadım
susadım sana
su

arasaydın
bulurdun beni
bir çiy tanesinde


Hiç

atlası şehriyârımın
ölüm ölüm
kanlıca zâlim
-o mahlas’ı kül!-

duldanda ne saklarsın
kendinden başka?


Hep

acı her esir aldığında dilimdeki eğiri
uzanırdı salkım söğütlerin
tirhandillerin

ne zaman yalımlar içinde yalın kalsam
hep bir çift kırmızı pabuç buldum başucumda
öptün, geçti

çok yaşa hayat!

***
Perihan BAYKAL
Zalifre Yazıları, Sayı:5


2 Ocak 2010 Cumartesi

TUĞLU TUYUĞ

TUĞLU TUYUĞ

koş gel gecenin nar şurubundan içelim.
dallar güle kesmiş. çınayaz! ürperelim.
mehtap suda ahraz! nilüfer ay sağıyor…
düştük! s u s-a-y a n aşk ile serden geçelim.

gül! saten giysili ece, suyun nârı
sevdayı vuruyor başıma kokun ığıl ığıl
eğildiğimde kıvrımlarına o gizli:
ene'l aşk! ene'l aşk! ene'l aşk!

gözün göze değdiği yerde başlarmış yangın
sözün söze!
ah o derya içre köşk, közden tezene
aşk! âteşteki dil, dildeki âteş

bak bütün temmuzlar bizim, bütün uykusuzluklar
gel bir elmayı birlikte sevindirelim
dişler gibi yaşamın gümrah etenesini
-o her teli âhüzar
çifte su verilmiş tendeş bıçak!-

şimdi bir şaraptır demleniyordur
söylenmemiş söylenecek her söz
öpülmemiş öpülecek her dudak
gel defnesine gölgenin
erinyeler bulmadan izimizi

bekle bu zarlar hileli
yeniden başlayalım
yenilelim yeniden
doymadı ağzımız kekre süte

hangi kırık camından baksam kalbimin, ah
reayası ben, padişâhı sen!
mine'l aşk! mine'l aşk! mine'l aşk!

düşür gülünü algın ömrüme
sağalsın yaraları tüm şehirlerimin

Perihan BAYKAL

Şehir Dergisi, Ağustos 2009

Biz Bu Göğü Terk Etmemiş Miydik?

  BİZ BU GÖĞÜ TERK ETMEMİŞ MİYDİK? âcildim, âcizdim, yâresi yar kadar bir alageyik gözlerine bir parsın gözleri değmiş başını eğmemiş parstı...