14 Ocak 2026 Çarşamba

Melekler, Canavarlar ve Pars Zambakları

 

MELEKLER, CANAVARLAR
ve PARS ZAMBAKLARI

I

dünyaydı, uğultuydu
nar içiydi, arpa boyu

adem ve havva’dan az önceydi, sahrennar’dı

sedefli bir deniz kabuğundan öğrendim dilini sonsuzluğun
öğrendim ve unuttum

kassandra’yım ben
ağzımda bir lal taşı

II

ateşi getirin bana ve masmavi bir kül kabı
simurg’un kanını getirin, ikaros’un soluğunu

serincek gölgesiymiş bir sığla ağacının
sıla dediğin ne ki, gurbeti getirin bana

ad kaderdir dediler, at murat
hep bir başka bahara kalır vuslat
ruhum, bir kehribar tanesinin içinde
sarı sarı ışıldar

kırmak için taş getirin, uçmak için tulpar!

ko dökülsün seneğim, silinsin uyruğum, hû!
gülü yüreğiyle ıslayana çöl yeter
hakikati söylemeye tek bir ağız

III

mürrüsafi kokusu getirin bana, dört kere bin yıllık
rüyadan rüyete uzanan bir asma köprü

yaralı bir geyiğin gözlerinden bakıyor bize dünya nicedir
bir plak, yavaş ve kederli, çizilmiş boydan boya

ayağında kanatlı sandallar, hermes’i getirin bana
ve bir kıpkızıl narteks
derin suyun özlediği

tatlı üzüm kokusu, cevizin en tirşe dalı, nakıl yaptığımız kara kiraz
içinden hışırtıyla geçtiğimiz mısır tarlaları

ah! bir bakanal ayini getirin bana, bir sarı zambak
toprağında demeter’in ayak izleri

IV

odradek’i, altın külçe’yi, zâhir’i getirin bana
getirin ne bulursanız ebabiller adına

döner batıya uçan kartal bir gün, çağan olur
çerağlar, füruğlar, çevganlar getirin bana

ateş suyu, turna gözü; ağırşak, sarı
aşk olur güneşe benzeriz; sur neymiş, sınır ne

gelir bizim de vaktimiz elbet; inecek var der, ineriz:
melekler, canavarlar ve pars zambakları


Perihan Baykal

Lacivert Öykü ve Şiir Dergisi
Eylül-Ekim 2024

Melekler, Canavarlar ve Pars Zambakları

  MELEKLER, CANAVARLAR ve PARS ZAMBAKLARI I dünyaydı, uğultuydu nar içiydi, arpa boyu adem ve havva’dan az önceydi, sahrennar’dı sedefli bir...